Kalan’ın yelpazesi çok geniş

Kalan Müzik tarafından son günlerde piyasaya sürülen ve çok geniş bir yelpazeye yayılan birçok yeni albüm müzikseverler tarafından ilgiyle karşılardı. Film müziklerinden klasik ya da etnik müziğe kadar birçok değerli albümü sanatseverlerle buluşturan Kalan Müzik, arşivlerimize katkı sağlamaya devam ediyor.

Halk müziği sanatçısı Özlem Taner’in uzun yıllardır üzerinde çalıştığı ilk albümü ‘Türkmen Kızı’ bu albümlerden ilki. Daha evvel dizi ve film müziklerinde sesi ve sazıyla da yer alan Taner ilk albümünde, Serdat Ataşer, Sunay Özgür, Erol Mutlu, Kemal Sahir Gürel, Aytekin G. Ataş gibi usta düzenlemeciler tarafından hazırlanmış türküleri başarı ile seslendiriyor. Albümde yer alan eserlerin büyük kısmı Türkmen yörelerinden seçilmiş ezgilerden oluşuyor. Taner, özellikle Antep-Barak yöresi ezgilerini başarıyla seslendiren genç kuşak yorumculardan birisi olarak ilk albümünde, sesinin yanısıra sazıyla yaptığı ustalıkları da sergiliyor.

FİLMİN KONUSU ENFAL KATLİAMI

Kürt yönetmen Hiner Saleem’in, senaryosunu kendi yazdığı ve yönettiği son filmi ‘DoP’un film müzikleri Özgür Akgül, Mehmet Erdem, Vedat Yıldırım tarafından yazılan müzikler, Kürtçe yazılmış şarkıların ve halk ezgilerinin yanı sıra Saadettin Kaynak bestesi ‘Batan Gün’ adlı şarkıyı da içeriyor.

Filmin konusuise, Enfal katliamında Irak askerleri tarafından kaçırılan ancak ABD savaşından sonra kurtulan Kürt bir kız ile İranda yaşayan bir kadın ile tanışır. Ne yazık ki her üç ülkede yaşayan Kürtlerin kaderi de bir birine çok benzer. Azad, Bir süre sonra nişanlısı için köyüne dönerken Azad, yolda ölür buna karşın köylüler defleriyle yönünü dağlara verir. Kürtlerin yaşamından kesitleri anlatan Saleem’in filminde Nazmi Kırık, Beçlim Bilgin, Ömer Çiaw Sin, Rojin Ülker, Ciwan Haco, Abdullah Keskin ve Sibel Erdoğan rolleri paylaşıyor.

’80’li yılların başlarında, perküsyon dışındaki diğer enstrümanım piyano ile besteci kimliğim oluşmaya başladı… Bunun sonucunda yaşadığım, etkilendiğim olayların bir özeti olan bu albüm ortaya çıktı: Perküsyon çalarak eşlik ettiğim sözsüz şarkılarım…’.

Engin Gürkey, ‘Güldede’ isimli Kalan Müzik tarafından yayınlanan albümü için bunları söylüyor. Albümde Gürkey’e Marcel Khalife, Mısırlı Ahmet, Hüsnü Şenlendirici, Ercan Irmak, Ser-kan Çağrı gibi usta müzisyenler konuk sanatçı olarak eşlik ediyor.

BİR NAKKAŞ KADAR BİLİNÇLİCE

Piyanist Aydın Karlıbel ise ‘Uyarlamalar ve Özgün Eserler’ adlı albüm çalışmasında, Mozart, Rachmaninhoff, Berlioz, Moussorgsky, Lehar gibi büyük bestecilerin eserlerinin yanı sıra, kendi yazdığı eserleri başarıyla yorumluyor. Genel olarak Türkiye tarihinden izler taşıyan eserlerin büyük çoğunluğu piyano için uyarlanmış yorumlardan oluşuyor. Karlıbel şöyle diyor:

‘Uyarlama sanatı, bir eserin bize bestelenmiş olduğundan farklı bir ortamda sunulmasına dayanır. Bu deneylerin müzik tarihinde oldukça uzun bir geçmişi vardır ve bunlar uyarlamacının topyekün müzik deneyiminin bir göstergesidir. Bu albümde üç kat zor olan bir iş; bestelemek, uyarlamak ve icra etmek gibi üç ayrı beceri sergilenmektedir.

Uyarlamalarım defalarca karşıma çıkan teknik imkansızlıklar karşısında yarıda kalmış olan ve her seferinde bulduğum yaratıcı formüllerle yıllar boyu sabır ve tutkuyla biçimlendirmiş olduğum eserlerdir. Franz Liszt’in ifadesiyle, uyarlamalar ‘bir nakkaş kadar bilinçlice’ işlenip, piyanistin kendisi sanki aynı anda hem orkestra, hem koro hem de şefmiş gibi bir yaklaşımla icra edilmeleri gerekir. Piyanonun tek-renkli yapısı orkestra partisyonlarının dokusu ve şayet varsa piyanistik kökleri konularında ipuçları verebilecektir.’

BİRGÜN